Gönlümüzden
geçenle aklımızdan geçen farklı olur ya.. o zaman da asıl niyet akıldan geçen
oluverir, sonra da niyetim bu değildi deriz. Oysa ki kaygılarımız gönlümüzden
geçenin olmaması olasılığını o kadar çok kulağımıza fısıldar ki kendimizi ya
olmazsalar ve olmazsa şunu yaparımlar arasında buluruz.
Çok sevdiğim
psikolog bir arkadaşım bana demişti ki; kaygılar madalyonun bir yüzü, diğer
yüzünde ise sevgi var. Kaygılar büyüdükçe gözümüzü perdeliyor ve sevgiyi dahil
olumlu şeyleri görmemizi, hissetmemizi engelliyor. Bunu duyduğumdan beri
düşünüyorum, hayatımızda gözümüzü perdeleyen ne çok kaygı var diye. Her bir kaygı
diğerinin üzerine bir tuğla koyuyor ve önümüzde irili ufaklı engeller
oluşturuyor. Sevgiyi daha fazla hissetmek, hatta gücümüzle yapabileceklerimize
ve sahip olabileceklerimize odaklanabilmek için öncelikle bunları farketmek çok
önemli. Başta biraz sancılı olabiliyor ancak var olduğunu kabul etmek, yol
almak için en önemli adımlardan biri çünkü bunu yapabilmek için istemeniz
gerekiyor. İstemek de önce değişimi sonra da dönüşümü getiriyor.
Şimdi, neye
niyet ediyorsunuz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder