10 Şubat 2014 Pazartesi

Nedir, Nedendir şu "koçluk" dedikleri?

Ne kadar çok şey söyleniyor Koçluk hakkında değil mi? Ne kadar çok insan “Yaşam Koçu”, “Öğrenci Koçu”, “Zayıflama Koçu”…vb olduğunu söylüyor. Peki ama nedir bu koçluk? Ne işe yarar bu koçlar? Neden Koçluk alayım ki?
Bu soruların ötesinden bambaşka bir soru sormak istiyorum sizlere;
Daha önce hiç başrolünü sizin oynadığınız bir filminiz olmuş muydu?
Pekiii… Ben sizin bir filminiz çekiliyor ve başrolünde de siz varsınız desem….
İzninizle size biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Küçüklüğümden beri sevdiğim filmlerdeki karakterlerle özdeşleştirdim kendimi. O karakter olup, kah o filmlerde yer aldım, kah hayallerimde yazdığım senaryoları oynadım. Hayalimdeki rolümde, içinde bulunduğum karakterin hisleri idi en çok yaşadığım, yaşamaktan keyif aldığım. Aşk, öfke, mutluluk, gurur, üzüntü… tüm bu duyguları başka bir karakter içindeyken hissetmek ne kadar kolaymış meğerse.
Sonra bir gün hayatın bana kendi senaryomu yazmam gerektiğini zorladığını fark ettim. Ben olduğum halimle, başrolünde olacağım bir senaryo olmalıydı. Önce karakteri tanımam gerekiyordu. İnsan hayatı boyunca beraber olduğu benliğini çok iyi tanıdığını düşünüyor. Oysa ben aynaya bakıp, gördüklerini kabul etmenin, görmek istemediklerini de görmeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu fark ettim. Bir kere izlediğim filimlerdeki oyuncular kadar güzel, bakımlı ve şık değildim. Ya da vücutlarına girdiğim o karakterler kadar iyi niyetli, tüm zorluklara olgunlukla katlanan ve hep doğruyu yapan birisi de değildim… Zordu tüm bunlara bakmaya devam etmek, gördüğümde kaçmamayı başarmak.  Zordu… Ama asla incitici değildi. Tanıdıkça, baktıkça bakasım geldi aynama. Gördükçe sevdim, sevdikçe kabullendim. Doğrularım kadar yanlış bulduklarımı da barındırdığımı fark ettim. Kimilerini değiştirdim, kimilerini olduğu gibi kabul ettim. Gerçek anlamda özgür bir ruha sahip olmanın ne demek olduğunu öğrenmeye başladım. Hayatım boyunca hiç bitmeyecek, her gün yeni diyaloglar ve karakterler eklenebilecek harika bir senaryoyu yazmaya başladım. İçimde o kadar çoğalmaya başladım ki, topladıklarımı sunmak, paylaşmak istedim.
İşte şimdi Koçluk Çalışma’sını tanımlamaya çalışabiliriz diye düşünüyorum.
Koçluk Çalışma’sı bu aynaya bakma tecrübesi sırasında, aynayı taşıyan, bu yolda yürürken eşlik edip, zaman zaman karanlık dehlizlerde olduğumuzu düşündüğümüzde yolumuza fener tutan bir çalışma. Koçluk, kendi serüvenimizde ilerlemeye çalışırken, zaman zaman güven, cesaret veren, zaman zaman başardığımız, atladığımız her adım için bizi takdir eden, kendi içimizdeki takdir mekanizmasını hayata geçiren çalışma.
Koçluk, kendimize ilgi göstermemizi, zaman ayırmamızı sağlayan, hak ettiğimiz değeri önce kendimizin vermesini sağlayan çalışma.
En önemlisi ne biliyor musunuz?
Koçluk, kendi filmimizin baş rolünü oynayan aktörler ya da aktristler olmamızı sağlayan derin ve zenginleştiren bir çalışma…

Ne dersiniz, bu ilgiyi hak ediyor musunuz?

Sevgilerimle,

Çağlagül Turhan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder