9 Ocak 2013 Çarşamba

HAYAT DİK BİR YOKUŞ VE FAKAT MANZARASI MÜKEMMEL..



Acaba algılarımızı farklı bir yöne çevirebilir miyiz?; “karşılaştığım zorluklardan öğrendiklerim ....”, “zorlandım ancak sonucunda ...... becerilerimi geliştirdim”, “gelişimin içinde algı biçimimi değiştirmek de vardı ve yaşamı farklı renkleriyle artık kabullenebiliyorum, benimseyebiliyorum”.

Her birimiz ailelerimizin biricikleri olarak hayat atıldık ve çekirdek ailemizin dışında bambaşka bir dünyada ayaklarımızın üstünde durmaya, “ben de varım” demeye çalışıyoruz. Bazen sesimiz coşkulu çıkıyor, bazen de sesimizi duyuramıyoruz. Peki bunun yöntemi nedir? Coşkuyla “Ben de varım” diye seslenirken karşımızdakinin coşkumuzu duymasını nasıl sağlayabiliriz?

Hayatımızda her zaman kararlar almamız gerekiyor. Haydi gelin sadece kendimize konsantre olacağımız bir an yaratalım; ‘hayatımda neleri yaparken keyif alıyorum?’, ‘kimlerle görüşmek beni mutlu ediyor?’, ‘kendimi nerede iyi hissediyorum?’, ‘neyin hayalini kuruyorum?’ ve ‘ileride ne yapmak istiyorum?’.. Bu soruların yanıtlarını bulmaya çalışalım. Sonra da günümüze dönelim. Bazen bütün bu soruların cevaplarını sadece işimizde, sadece ailemizde, sadece çocuklarımızda veya sadece özel ilişkilerimizde bulmaya çalışırız. Halbuki her birinden alacağımız keyif farklı değil midir? Asıl soru “bazı şeylere fazla mı anlam yüklüyoruz” değil midir? Hayatımızda mutluluğu sadece işimizde veya özel hayatımızda bulmaya çalışmak, zaman zaman hayal kırıklıklarına yol açabilir aslında. Bu sebeple her birine gerektiği yükü yüklemek; işimizde ayrı, özel yaşamımızda ayrı mutlulukları yaşamaya çalışmak ve hayatın tadını çıkarmak kilit noktalar olabilir burada. Dengeli dağıttığımız beklentilerimizle ve belirleyeceğimiz hedeflerle hayallerimize doğru yola çıkabiliriz.

Aslında hayallerimize ulaşmanın çeşitli yolları var ve bunun için, alacağımız kararlara sıkı sıkı sarılmamız gerekiyor. Her birimiz farklı özelliklerimizle farklı birer renk yaratarak, en iyi yaşayacağımız şekilde devam etmeliyiz yolumuza. Bunun için her bir yolun kaç şeritli olduğunun farkına varmamız, gerçeğini kavramamız çok önemli. Bu esnada “ben bu yolun neresindeyim?” sorusunu yanıtlamak en zoru olabilir. Fakat farkındalığımızı arttırarak, varolanı tanımlamak ve bizimle beraber aynı yolda olan kişilere göre farkımızı ortaya koymak hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda önemli adımlardır. Böylelikle hayatın, kendi içinde dik bir yokuş olduğunun bilincine varabilir ve fakat yokuşu tırmandıkça manzarasının da mükemmel olduğunu görebiliriz.

Sevgilerimle,

Akgün Yılmaz


Hiç yorum yok: